Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi Hikayesi ve Özellikleri

Mimar Sinan’ın 80 yaşında inşa ettiği ve “Ustalık Eserim” diye nitelendirdiği Selimiye Cami, Türk-İslam mimarisinin olduğu kadar dünya mimarisinin de başyapıtlarındandır.

Külliye’nin merkezini oluşturan camiyi üç taraftan saran dış avlusunda Dar’ül Kurra Medresesi (günümüzde Selimiye Vakıf Müzesi),

Dar’ül Hadis Medresesi (günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi) yer alır.

Sıbyan Mektebi, Muvakkithane ve Kütüphane de külliyenin diğer birimleridir.

Arasta ise camiye gelir getirmek amacıyla III. Murat döneminde Mimar Davut Ağa’ya yaptırılmıştır.

Sultan II. Selim tarafından 1568 – 1574 yılları arasında yaptırılan caminin inşaatı için Evliya Çelebi’nin ifadesine göre 27.760 kase para, yani ortalama 550.000.000 akçe harcanmıştır.

Camiyi yaptıran II. Selim’in ömrü camiyi görmeye yetmemiş, caminin tamamlanmasını göremeden vefat etmiştir.

Edirne’nin ve Türk-İslam mimarisinin simgesi olan cami, kentin en görülebilir noktasında,

Sarıbayır ya da Kavak Meydanı olarak anılan, yerinde eskiden Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Edirne’nin ilk Osmanlı Sarayı’nın bulunduğu yerde inşa edilmiştir.

Selimiye Cami’nin yerinin seçimi, Mimar Sinan’ın mimarlığının yanı sıra çok önemli bir şehir plancısı olduğunu da göstermektedir.

Cami, bu özelliği sayesinde şehrin çok uzak noktalarından minareleriyle göze çarpmaktadır.