Meriç Nehri

Meriç Nehri, Yunanistan ile Türkiye sınırının bir kısmını oluşturan, Bulgaristan’da doğarak Türkiye’ye giren ve Edirne üzerinden Ege Denizi’ne dökülen bir akarsudur.

Edirne Meriç Köprüsü

Meriç Nehri üzerinde, günümüzde mevcut olan köprünün yerinde ahşap bir köprü bulunmaktaydı. Bu köprünün 1827 yılında oluşan selde yıkılarak 3874 kuruşa tamir ettirildiği resmi belgelerde yazmaktadır.

II. Mahmud, Edirne ziyaretinde burada gördüğü ahşap köprü yerine kagir bir köprü inşa edilmesinin zaruri olduğunu görerek yeni bir köprü yapılmasını emretmiştir.

1833 yılında temelleri atılan köprünün inşaatın Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu ekonomik bunalımda dolayı durdurulmasına karar verilmiştir. İnşaat, 1847 yılında ancak Abdülhamit döneminde tamamlanabilmiştir. Köprünün ortasında mermerden yapılmış bir Seyir köşkü bulunmaktadır.

Meriç Köprüsü Mimarisi

263 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde, 13 ayak üzerinde, 12 sivri kemerli köprünün ayaklarında boşaltma gözleri bulunmaktadır. Köprü ayaklarındaki selyaranlar üçgen profildir.

Menba tarafında Edirne yönündeki birinci boşaltma gözünün kemerinin üzerinde kemere sarılmış kabartma şeklinde karşılıklı ejder figürleri, sol tarafında ay yıldız ve 12 Hayvanlı Türk Takvimi bulunmaktadır.

Seyir Köşkü, arkada üç, öndekilerden sağda ve solda olanları birbirine bağımlı toplam yedi sütun üzerine yuvarlak kemerle oturan aynalı tonozlu üst örtüye sahiptir. Köşkün alınlık bölümü, Neo-Klasik Ampir üslubuyla bezenmiştir. Ay-yıldızlı püsküllü alemler, ok, bayrak, kılıç demetleri alınlıkta görülen ögelerdir.

Tonozun içinde ise batılılaşma döneminde yaygınlaşmaya başlayan duvar resimleri yer almaktadır. Alınlığın ortasında yuvarlak madalyon içerisinde padişahın tuğrasının silik izleri günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.